28.04.2015 11:51 zaman: 2 yrs

Kadınlarda Tütün Kullanımı


Tütün kullanımı önemli bir halk sağlığı sorunudur. Bugün, erkekler kadınlardan dört kat daha fazla sigara içmektedir, ancak sigara içen erkeklerin oranı en üst seviyelerdeyken sigara içen kadınların oranı da artmaya devam etmektedir. Bu, özellikle gelişmekte olan ülkelerde ve bazı güney, orta ve doğu Avrupa ülkelerinde böyledir. Gelişmekte olan ülkelerdeki kadınlara ve genç kızlara yönelik tütün ürünü satışları dünyadaki en geniş kapsamlı ürün pazarlama fırsatlarından biridir.

Günümüzde yaklaşık 200 milyon kadın sigara içmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde sigara içen kadınların yüzdesi sigara içen erkeklerin sayısına ulaşırsa, bir sonraki nesilde sigara içen kadınların sayısı ikiye katlanarak 500 milyondan fazla olacaktır.

Tütün kullanımı, dünyada hipertansiyondan sonra ikinci ölüm nedenidir ve dünya genelinde her 10 yetişkinden birinin ölümüne sebep olmaktadır. DSÖ, artan sigara tüketimine dikkat çekmek, tütün kullanımının sağlık etkilerinin ve tütün kullanımını azaltmaya yönelik etkili politikalarının altını çizmek amacıyla, her sene Mayıs ayının 31. gününü "Dünya Tütünsüz Günü" olarak kutlamaktadır. DSÖ, bu seneki Dünya Tütünsüz Günü "Tütün Endüstrisinin Hedefi: Kadın" temasıyla tütünün pazarlanmasının ve sigaranın kadınlar ve genç kızlar üzerindeki zararlı etkilerine özellikle dikkat çekmektedir.

Kadınlar arasındaki tütün salgınını kontrol altına almak kapsamlı tütün kontrol stratejilerinin önemli bir parçasıdır. Kadınlar dünyada sigara içen bir milyar kişinin yaklaşık %20'sini oluşturmaktadır. Bununla birlikte, bazı ülkelerde kadınlar arasındaki tütün kullanım yaygınlığı her geçen gün artmaktadır. Bu nedenle; kadınların, ana sebebi tütün kullanımı olan hastalıklardan ölecek olan hali hazırdaki tütün kullanıcılarının yarısının yerine geçecek potansiyele sahip olması nedeniyle müşteri ihtiyacı duyan tütün endüstrisinin ana hedefidir.

Tütün firmaları bugüne kadar kadınların özgür, bağımsız ve çekici olmaları gerektiği vurgusunu kullanmıştır. Günümüzde de reklâmlarında aynı temayı kullanarak kadınları hedef almaya devam etmektedir. Sigara, bağımsızlık, zerafet, kilo kontrolü, kültür ve güçle bağdaştırılarak ünlü kadın dergilerindeki reklâmlarda kullanılmaya devam edilmektedir.

Tütün endüstrisi her sene reklâmlara milyarlarca dolar harcamakta, radyo, televizyon, gazete, billboard ve internet dâhil akla gelebilecek her mecrada sigaraların promosyonunu yapmaktadır. Sadece reklamlarla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda sigara paketlerini, markalarını, promosyonlarını ve sponsorlukları popüler kütürün içine entegre ederek çeşitli şekillerde kadınları ve genç kızları sigara içmeye teşvik etmektedir. Spor aktivitelerine ve takımlarına sponsor olmak, konser ve eğlence mekanlarının sponsorluğunu yapmak, kendi markalarının logolarını t-shirtlere, sırt çantalarına ve çocuklar-genç kızlar arasında popüler diğer eşyaların üzerine bastırarak, gençlerin bir arada olduğu konser, disko ve alışveriş merkezi gibi mekanlarda ücretsiz sigara ve markalı malları dağıtarak onları teşvik etmek bu yöntemlerden bazılarıdır.

Sağlık üzerinde tehlikeli hastalıklara yol açabilecek güce sahip olan sigara tüketiminin kadın sağlığı üzerindeki bilinen tehlikelerine rağmen, tütün firmaları, kadınların bağımsızlığı, daha çekici ve güzel olmalarının onların özgürlüğü olduğu konusundaki pazarlama temalarını kullanarak kadınları ve genç kızları hedef almışlardır. Bugün tütün endüstrisi aynı ilgi uyandıran temaları kullanarak gelişmekte olan ülkelerdeki kadınları da etkilemektedir.

Tütün kullanımındaki tahmin edilen artışı, tütün kullanımını azaltma konusunda etkisi kanıtlanmış politika ve programlar uygulayarak engellemek mümkündür. Dünyada sigara içen ve çevresel tütün dumanına maruz kalan kadınların tütünün neden olduğu hastalıklara yakalanma yaygınlığını ve buna bağlı ölümleri de, tütün ürünlerinin pazarlanmasının engellenmesi, paketler üzerinde etkili sağlık uyarılarının uygulanması, tütün ürünlerinin fiyatının yükseltilmesi ve sigaraya kolay ulaşılmasının engellenmesi, çevresel sigara dumanına maruz kalmayı engelleyen yasaların genişletilmesi ve etkili toplum eğitimi ve karşıt pazarlama kampanyaları yürütülmesi gibi politika önlemleriyle engellenebilir.

SİGARANIN SAĞLIK RİSKLERİ

Sigara kaynaklı sağlık etkileri her geçen gün artmaktadır.

Tütünün tüm formları bağımlılık yapıcı ve ölümcüldür.

Sigara ve diğer tütün ürünlerinin çok çeşitli kanser türlerine (akciğer, ağız, yemek borusu, gırtlak, yutak, mide ve pankreas kanserleri gibi), kalp hastalığı, felç, amfizem, kronik bronşit, kansere dönüşebilecek lezyonlara, dişeti hastalıklarına, lökoplaki ve nikotin bağımlılığına, ayrıca hem kadınlarda hem de erkelerde daha farklı ölümcül hastalıklara yol açtığı konusunda kesin bulgular mevcuttur.

Akciğer kanseri, kadınlarda nedeni kanser olan ölümlerin en başında gelmektedir.

Bununla birlikte, sigara içen kadınlarda rahim ağzı kanseri ve osteoporoz gelişme riski sigara içmeyen kadınlara oranla daha fazladır.

Sigara içmenin başarısız hamileliklerde ve artan bebek ölümlerinde payı büyüktür.

Sigara içmenin hamilelik üzerinde ölü doğum, doğuştan sakatlık, ani düşük, düşük ağırlıklı doğum gibi kötü etkileri vardır.

Sigara içen kadınlarda beklenmeyen düşük, doğmamış bebek ölümleri ve kısırlık riski arttığı gibi ciddi medikal sorunlar yaşayan düşük ağırlıklı bebek sahibi olunmasının da başlıca sebepleri arasındadır. Ayrıca sigara içmek kadınlarda ağrılı regl dönemlerine ve erken menapoza neden olmaktadır.

Sigara tüketimi ile Ani Bebek Ölümü Sendromu (beşik ölümü sendromu) arasında doğrusal ilişki vardır.

Sigara içen ve aynı zamanda ağız yoluyla doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda kalp hastalığı riski sigara içmeyen kadınlara oranla büyük ölçüde fazladır. Aynı zamanda, sigara içen kadınlarda felç ve beyni saran zar tabakasında kanama, damar sertliği ve aort anevrizması oluşma riski vardır.

Günde içilen bir paket sigara insanın cilt dokusunun yaklaşık bir gün boyunca yeterli oksijen almasını engellemektedir. Dolayısıyla, sigara içen kadınlarda ciltte ve özellikle yüzde oluşan kırışıklıklar, onları sigara içmeyen kadınlara oranla 2-3 yaş yaşlı göstermektedir. Ayrıca, sigaranın ana maddesi olan nikotinin derideki kan damarlarında daralmaya yol açıp damarın beslediği dokunun yeterli oksijen almasını engellendiğini, bu durumun ciltteki yaraların iyileşmesinde gecikmeye yol açtığı kanıtlanmıştır.

Sigara içmek, çeşitli ağız hastalıklarına, diş çürükleri oluşmasına ve aynı zamanda kötü nefes kokusuna da neden olmaktadır.

Emzirme döneminde sigara içen kadınlarda, her sigara içiminin ardından vücuda alınan nikotin anne sütüne geçmekte ve 5 saat boyunca anne sütünden bebeğe de geçmektedir.

Evde sigara ve diğer tütün ürünlerini kullanmak diğer aile fertlerinin özellikle küçük çocukların sağlığını da tehlikeye atmaktadır.

Tütün kullanımı kadınlarda, özellikle çocuk sahibi olan ve çocuk bakımı ile uğraşanlarda maddi sıkıntılara neden olmaktadır. Örneğin; Nisan 2010 itibarıyla dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken harcama tutarının (açlık sınırı) 852,50 TL olarak hesaplandığı ülkemizde, ailede kişi başına düşen pay günlük 7,10 TL'dır. Kişi başı günlük gelirin sağlıklı ve dengeli beslenme için gerekli gıdalar yerine tütün ve diğer tütün ürünlerine harcanması durumunda, özellikle 5 yaş altında çocuğa sahip olan ailelerde çocuklar dengesiz ve yetersiz beslenmektedir.

Ev giderlerinin gıda ve eğitim yerine sigaraya ve diğer tütün ürünlerine harcanmasıyla kadın sağlığı kötü yönde etkilenmektedir. Örneğin, toplam aylık harcamalarının bir kısmını tütün ve tütün ürünlerine harcayan kadınlar, eğitime ve dengeli beslenmenin önemli öğeleri olan meyve ve sebzelere daha az para ayırmaktadırlar.

Araştırmalara göre tütün pazarlamasına yönelik reklâmlar kadınları ve özellikle genç kızları sigara içmeye teşvik etmektedir.

Tütün kullanımı genellikle 16 yaşından itibaren başlamaktadır ve bu yaşlardaki genç kızlar sigarayı bırakmakta güçlük çekmekte, ayrıca davranışlarında güçlü oranda direniş ve bırakma teşebbüslerinde negatif duygular gözlenmektedir.

Sigara içmek, kadınların görünüş ve hislerini, doğal güzelliklerini ve ruh sağlığını bozarak kötü yönde etkilemektedir. Araştırmalara göre, sigara içen kadınlar içmeyenlere oranla daha depresiflerdir. Endişe bozukluğu olan kadınlar sigara içmeye daha eğilimlidirler. Sigara içen birçok kişi, sigaranın rahatlatıcı olduğunu düşünmektedir.  Aksine, yapılan araştırmalar, sigara içmenin kişinin stres seviyesini düşürmekten ziyade artırma eğilimli olduğunu göstermiştir. Nikotin başlıbaşına endişe ve kaygı hislerini artırıcı sebeptir. Aslında, strese neden olan nikotin bağımlılığı sigara içme ile hafifletilir. Bir birey sigarayı bıraktığında endişe ve kaygı durumu kimi zaman artabilir, ancak bu tarz kaygı durumları birkaç hafta sonra sigara içtiği günlerde olduğundan daha az seviyede olacaktır.

Sigarayı bırakmak için ALO 171'i arayın ya da size en yakın sağlık kuruluşundaki sigara bırakma polikliniğine başvurun. En yakın poliklinik için www.havanikoru.org.tr adresinden faydalanabilirsiniz. Ayrıca, stres ile baş edebilmenin sağlıklı yollarını öğrenin. Kendinizi sigara ve diğer tütün ürünlerini kullanmanın neden olduğu kötü etkileri konusunda eğitin. Sigarayı bırakarak ya da kullanmıyorsanız hiç başlamayarak gençlere de örnek olun.